943 nolu Hadis’in
İzahı:
Geceleyin cenaze
defnedilmenin nehiy buyurulması, bâzılarına göre: Geceleyin onu teşyi'e ve
namazını kılmaya pek az kimseler gelebileceği içindir. Gündüzün defnedilirse bittabi
cemâat kalabalık olur. Ulemâdan bâzıları ashâb-ı kiram işe yarayacak kefenlik
bulamadıkları için cenazelerini geceleyin defneddiklerini söylemişlerdir. Zira
karanlık olduğu için geceleyin kefenin iyisi kötüsü seçilemez.
Hadîs-i şerifin evveli
ile âhiri bu kavli te'yid etmektedir. Onun için Kaadi îyâz: «Her iki illet
sahihdir. Zahire bakılırsa Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunların ikisini
de kastetmiştir. Nitekim ulemâdan bunu söyleyenler vardır.» diyor.
Kaadî îyâz'in iki
illet'den muradı: Geceleyin cenazeye iştirak edenlerin azlığı ile, işe
yarayacak kefenlik bulunamamasıdır.
Resulûllah (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem)'in mecburiyet hâlini istisna etmesi, zarurette geceleyin
cenaze defninde beis olmadığını gösterir. Bu mes'ele ulemâ arasında ihtilaflıdır.
Hasan-ı Basri bu hadîsle
istidlal ederek geceleyin cenaze defnini mekruh görmüştür. Yalnız zaruret hâli
müstesnadır.
Cumhûr-u ulemâ' ya göre:
Geceleyin cenaze defni mekruh değildir. Delilleri Hz. Ebû Bekir ile Selef'den
bir cemâatin geceleyin defnedilmeleri ve buna kimsenin itiraz etmemesidir. Bir
delilleri de: Mescid-i Nebevî'yi süpürüp temizleyen zâtın geceleyin
defnedildiğini bildiren hadîstir. Mezkûr hadîste Resûlullah (Sallallahu Aleyhi
ve Sellem)'in o zâtı sorduğu; ashâb-ı kiramın: «O geceleyin vefat etti de, biz
de geceleyin defnettik.» cevâbını verdikleri, bunun üzerine: «Bana da haber
etseydiniz ya...!" buyurduğu; ashabın karanlıktan dolayı haber
veremedikleri için özür beyân ettikleri bildiriliyor.
Resulullah (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem), ashâb'a bir şey dememiş; yaptıklarına itirazda
bulunmamıştır. Şayet geceleyin cenaze defni mekruh olsaydı, bunu beyân ederdi.
Cumhûr, babımız hadisi
için: «Bu hadîsdeki nehy, sırf geceleyin cenaze defnetmek için değil cenaze
namazı kılınmadığı içindir. Yâni geceleyin cenaze defnini ya namazı kılınmadığı
için yahut namaz kılanların adedi az olacağı veya kefen hususuna ihtimam
gösteriîemeyeceğindendir. Bunların hepsinden dolayı nehy buyurmuş olması da
ihtimâl dahilindedir.
Kerahet vakitlerine
gelince; Güneş doğarken, zevalde iken ve batarken cenaze namazı kılmak ve
cenaze defnetmek ulemâ arasında ihtilaflı bir mes'eledir.
Hanefillerle. Leys'e
göre: Kerahet vakitlerinde cenaze namazı kılmak ve cenaze defnetmek mekrûhdur.
Şafii'lere göre: Mekruh
değildir. Meğerki hiç bir sebep yokken bu işi bile bile kerahet vaktine
bırakmış ola.O takdirde mekruh işlemiş olur.
İmam Mâlik'den rivayet
olunduğuna göre, kerahet vakitlerinde cenaze namazı kılınamaz. Ancak bir
iztırâr karşısında kılınabilir. .
Ulemânın beyânına göre:
Kefen mes'lesine ihtimam göstermek ve kefeni güzel yapmaktan murâd: «Kefenin en
nefis ve pahalı kumaştan yapılması» değil; temizliği, kesafeti ve vücûdu
örtmesidir. Zira pahalı kumaştan kefenlik yapmak israftır. Bilcümle umurun en hayırlısı
ortası olduğuna göre, kefenliği de orta kumaştan seçmek en dnğru bir
harekettir. Bir kimsenin sağlığında giydiği elbisesi hangi nev'i kumaştan ise,
kefenliği de o nev'iden olmalıdır. Çok pahalıya saldırmak veya pek ucuza inmek
doğru değildir.